11 Şubat 2014 Salı

Okunması Gerekenler Listesinde İlk Beşe Giren: Tatlı Bela

Herkesin okuması gereken kitaplardan bir tanesi olan Jamie McGuire'ın romanı 'Tatlı Bela', ailesi ile ilgili birtakım sorunları olan ve bu sorunlarla yaşamak istemediği için en yakın arkadaşı America ile başka bir okulda, başka bir hayata başlamak için taşınan Abby'nin, neye girdiğinden hiçbir fikrinin olmadığı her şeyin bir iddia ile başladığı bir öyküyü anlatıyor...



Üniversitenin en altında gizli bir dövüş kulübü vardır ve America'nın sevgilisinin kuzeni olan Travis adındaki en başarılı dövüşçü de okulun bir nevi 'Çapkın'ıdır. Bir akşam Abby, America'nın ısrarı ile gizli dövüşlerden birini izlemeye gider ve oradaki ufak bir olay sırasında Travis'in dikkatini çeker. bunun üzerine Travis, Abby'yi evine davet eder ama Abby, geçmişinden kaçtığı ve Travis de aynı geçmişine benzediği için teklifi reddeder. Ama Travis akıllıca davranıp kuzeni Sheply'nin sevgilisi olan America'yı bir şekilde ikna eder ve bu sayede Abby, America ile Travis ve Sheply'nin dairesine gitmeyi kabul eder. Abby ise Travis'i kendinden soğutmak için, en çirkin pijamalarını giyip, saçını topuz yapıp, gözlüğünü takar ve makyajsız bir şekilde gider. Ama yaptığı plan Travis üzerinde tamamen zıt bir etki yaratır. Travis ile bir kafeye gidince kendilerinin bile tahmin edemeyecekleri şekilde iyi anlaşırlar ve yakın bir zamanda çok iyi iki arkadaş olurlar.


Fakat Travis ne kadar öyle göstermese de içten içe Abby'yi diğer kızlardan farklı görmeye başlamıştır ve yine bir plan yapar. üniversitenin yurdundaki sular kesilince Abby ve America Sheply'nin teklifi ile bir haftalığına onlarda kalırlar. Travis'in beklediği fırsat olan bu suların kesilmesi ile Travis, Abby ile bir iddiaya girer. Eğer Abby iddiayı kaybederse tam bir ay boyunca Travis ile kalmaya devam edecek ve eğer Travis kaybederse de bir ay boyunca kızlardan uzak kalacak. İddianın sonucunu söylemek istemiyorum. yoksa bütün kitabın sürprizi kaçar:) Ama sonuç olarak her şey bir iddia ile başlar ve daha sonra hiç kimsenin aklına gelemeyecek şekilde hem Abby, hem de Travis birbirlerini değiştirmeye başlar.

Yakında filminin de çekileceği ile ilgili konuşmalar dolaşıyor. her şeyin beklenmedik bir arkadaşlıktan doğduğu ve sonuçlar ne olursa olsun o arkadaşlığın hiçbir zaman bitmediği bir aşk hikayesi olan 'Tatlı Bela' yı herkese tavsiye ediyorum!

22 Kasım 2013 Cuma

Beklenen Gün Geldi!: Açlık Oyunları Ateşi Yakalamak

   Yaklaşık bir buçuk yıllık bir beklemeden sonra sonunda "Açlık Oyunları"nın ikincisi olan "Ateşi Yakalamak", vizyona girdi. Aynı herkes gibi ben de hemen sinemalara koştum, ama şunu söylemeliyim ki, serinin kitaplarını okumazsanız ne birinci filmi ne de ikinci filmi anlayabilirsiniz. Çünkü filmlerin belli bir süresi var ama kitapların her biri yaklaşık 400 sayfa. Yani o kadar kısa bir süreye bu kadar çok konuyu ve olayı sığdıramayacakları için çoğu sahneyi keserek filme eklemişler. Yani sahneleri birleştirip konunun genelini anlamak size kalmış bir iş. Ayrıca kitapları okurken bütün o arenayı zihninizde canlandırmak ve sanki polisiye bir dizi izler gibi bir sonraki olayda ne olacağını tahmin etmeye çalışmak da ayrı bir eğlence. 
   

  
    Ateşi Yakalamak'ta yeni karakterler de var. Örneğin 4. Mıntıka'dan Finnick veya yeni oyun kurucu Plutarch gibi. Tabii ki konu da farklı. İkinci filmin konusunda 75. Açlık Oyunları zamanı geliyor ve bu da başka bir oyun olan 'Çeyrek Asır Oyunları'nın üçüncüsü oluyor. bu seferki çeyrek asır oyunlarının  yarışmacıları daha önce kazananlardan seçiliyor. Bu da on ikinci mıntıkadan kız olarak kazanan sadece Katniss olduğundan kız haraç olarak onun, erkeklerden ise seçim yoluyla ya Peeta ya da Haymitch'in gitmesi demek oluyor. Ama her Oyunlar'da olduğu gibi yalnızca bir kişi kazanabilir -yine-. Böylece Katniss, Haymitch'den Peeta'yı kurtarmasını; Peeta ise tam tersi, Katniss'i kurtarmasını istiyor. 
    Size tavsiyem bu serinin birinci filmini beğendiyseniz, ikinciye gitmeden önce kitabını okumanız. Eminim ki bir kitabı okuduğunuzdan sonra seriye en baştan başlamak isteyeceksiniz.


  
   Yeni bir arena, 22'si tecrübeli diğer 2'si ise Başkent tarafından isyan simgesi olarak görülen yeni yarışmacılar ve bambaşka akıl oyunları ile AÇLIK OYUNLARI: ATEŞİ YAKALAMAK filminin tadını çıkarın!!!

21 Kasım 2013 Perşembe

Böyle Bir Aşk İsterdim: Paris'te Aşk

  En sevdiğim romanlar arasında yer alan "Paris'te Aşk" ın yazarı olan Stephanie Perkins'in başka bir kitabını okumadım ama ne zaman canım sıkılsa farkında bile olmadan kitaplığımdan bu kitabı alıp yaklaşık ıkı günde bitiririm. Okumayan herkese tavsiye ediyorum. 


  



  Kitabın konusuna gelirsek, Anna ailesinin zorlamasıyla lise sonu Paris Amerikan Okulu'ndan okumak için Paris'e gönderilir. Ve bu Anna için cehennemden farklı değildir. Çünkü geride en yakın arkadaşı ile bir süredir hoşlandığı çocuğu bırakmak ve okulun son yılında her şeye yeniden başlamak zorunda kalmıştır. Fakat tüm bu duygular Anna, Amerikalı, ama İngiliz akşamına sahip aynı zamanda Fransız bir ismi olan Etienne ile tanışınca ikinci kez düşünülmeye başlanır. 
  

Kitabın konusu biraz film gibi kabul ediyorum ama zaten kitabın içeriği ve yazarın anlatımı ile zihninizde canlanman sahneler de film gibi olduğundan dolayı gayet eğlenceli bir kitap.